Jet Motorlu Sovyet Treni

Tren, insanlığın ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirilen radikal bir icat idi. Önceleri raylar üzerinde hayvanlarla çekilen araçlar, zamanla buharlı makinelere, sonrasında içten yanmalı motorlara ve son olarak da elektriğe kavuştular. Ama trenin bu evrimi sırasında, atlanmaması gereken bir dönem var. O da jet motorlu trenler.

Mantık basit. Trenin ihtiyaç duyduğu itkiyi tepesine takılan jet motorları ile sağlamak. Böylece çağın ötesinde, çok daha hızlı araçlara kavuşmak.

Bu fikir ilk olarak Amerikalıların aklına gelmiş. M-497 Black Beetle isimli bir tren tasarımı yapılmış. Aerodinamik açıdan biraz daha fazla kafa yorulmuş bir lokomotifin üzerine takılan iki jet motoru ile saatte 295 kilometre bölü saat hıza kadar ulaşılmış. Bunun 1966 yılında yapıldığını henüz söylemedim değil mi? O yıllar için, bir trene göre fazla yüksek bir sürat. 23 Temmuz 1966 tarihindeki denemede saatte 300 kilometreyi zorlayan M-497, gücünü tepesine yerleştirilen iki General Electric J47 jet motorundan alıyordu. Bu motorlar başta Boeing B-47 olmak üzere pek çok askeri uçakta kullanılan motorlardı. Jet motorlu tren yeterince hızlı olsa da, Amerika Birleşik Devletleri’nde hiçbir şirket onu ekonomik açıdan mantıklı bulmadı. Sonuç olarak bu trenden sadece 1 adet prototip üretildi ve bazı testler dışında kullanılmadı.

1970’lerde Amerika Birleşik Devletlerinde başka bir jet motorlu tren projesi daha yürütüldü. Bu kez Pratt & Whitney J52 motorları kullanıldı ve tren saatte 411 kilometre hıza kadar koşturuldu.

Bunu göre Sovyetler durur mu? 1966 yılında ilk testi yapılan jet motorlu trenden sonra Sovyetler Birliği’de derhal harekete geçti. Onlar da SVL isimli bu jet motorlu treni ortaya çıkardılar. Zaten var olan ER22 isimli lokomotif üzerine, zaten var olan Yakovlev 40 motorlarından taktılar. Saatte 160 mil yani yaklaşık 250 kilometre hıza kadar da koca treni koşturdular. Aslında tren teknik olarak 300’ü de geçiyordu ama raylara fazla yüklenmek istemeyen Sovyet mühendisleri, saatte 250 kilometreyi yeterli buldu. Ancak SVL’nin akıbeti de Amerikalı kardeşinden farklı olmadı. Fazla yakıt tükettiğine kanaat getirildi. Seri üretime geçmedi.

Üretilen tek SVL ise, son olarak 2014 yılında böyle görüntülendi. Sovyetler adına ciddi bir endüstriyel miras olan bu tren, böyle paslı, yıkık dökük halde, kim bilir şimdi nerede, ne halde.

Yayımlayan